Yıllar Önce Ekilen Tohumlar Yeşeriyor: ODTÜ-ÖYP’nin İzinde…
Bu yaz başından itibaren, ODTÜ Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında doktora derecelerini tamamlamış ve bugün ülkemizin farklı üniversitelerinde görev yapan akademisyen arkadaşlarımla yeniden bir araya gelme fırsatı buldum. Yürüttükleri projelere davetli konuşmacı olarak katkıda bulunmak, benim için yalnızca akademik değil, aynı zamanda duygusal açıdan da anlamlıydı.
Neden mi?
Çünkü ÖYP, yıllar önce doğrudan içinde bulunduğum ve geleceğine inandığım bir programdı.
ODTÜ’nün öncülüğünde başlayan ve daha sonra diğer üniversitelerin katılımıyla ülke çapında yaygınlaşan ÖYP’nin ilk uygulayıcı bölümlerinden biri BÖTE (Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi) Bölümüydü.
O dönemde bölüm başkanı olarak görev yapıyordum. Bölümümüzde yaklaşık 30 genç akademisyen bu program kapsamında doktora derecelerini tamamladı. Aralarında doktora danışmanlığını yaptığım öğrencilerim de vardı.
ÖYP’nin temel amacı yalnızca doktora derecesine sahip akademisyenler yetiştirmek değildi.
Asıl hedef, bu akademisyenlerin edindikleri bilgi, deneyim ve araştırma kültürünü kendi üniversitelerine taşıyarak bulundukları kurumların ve bölgelerin gelişimine katkıda bulunmalarıydı.
Bir başka ifadeyle, yetiştirdiğimiz insanların gittikleri yerlerde değişimin öncüsü olmalarını bekliyorduk.
Aradan yıllar geçti…
Bu yaz katıldığım iki proje, yıllar önce ekilen tohumların nasıl yeşerdiğini görmemi sağladı.
İlk proje Amasya’daydı.
Amasya Üniversitesinden Dr. Recep Çakır’ın yürütücülüğünde, TÜBİTAK 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Destekleme Programı kapsamında desteklenen “Öğretmen-Yapay Zekâ Etkileşimini ve İşbirliğini Güçlendirmek İçin Matematik Eğitiminde Yenilikçi Uygulamalar” projesi, matematik öğretmenlerine yönelikti.
Öğretmenlerin yapay zekâ ile etkileşimini ve iş birliğini geliştirmeyi hedefleyen bu çalışmada, katılımcıların ilgisini, merakını ve yeni yaklaşımları öğrenme isteklerini yakından gözlemleme fırsatı buldum.

İkinci proje Mersin’deydi.
Mersin Üniversitesinden Dr. Erman Uzun’un yürütücülüğünde, TÜBİTAK 4009 kapsamında gerçekleştirilen “Topraktan Teknolojiye: Mersin Köy Okullarında Yapay Zekâ ve Akıllı Tarım Uygulamaları” projesi ise ilkokul 4. sınıf öğrencileri için tasarlanmıştı.
Öğretmenlerin, okulun ve köy halkının da katılımıyla gerçekleştirilen bu projede yapay zekâ ve akıllı tarım uygulamaları, çocukların yaşadıkları çevre ve günlük yaşamlarıyla buluşturuldu.

Birinde öğretmenler, diğerinde çocuklar ve köy halkı…
Her iki projede de akademik bilginin üniversite sınırlarının dışına çıkarak gerçek yaşamla buluşmasına tanıklık ettim.
Beni en çok etkileyen, katılımcıların merakı, heyecanı ve öğrenme sürecine gösterdikleri ilgiydi.
Bu iki deneyim, ÖYP’nin yıllar önce ortaya koyduğu vizyonun bugün farklı bölgelerde nasıl karşılık bulduğunu gösteren umut verici örnekler oldu.
Demek ki yıllar önce ekilen tohumlar yalnızca yeşermemiş, yeni tohumlar da vermeye başlamıştı.
Bu vesileyle Dr. Recep Çakır’ı, Dr. Erman Uzun’u ve projelerde emeği geçen herkesi kutluyorum.
Şimdi bu yazıyı okuyan ODTÜ-ÖYP mezunu akademisyen arkadaşlarıma bir çağrıda bulunmak istiyorum:
Bugün hangi üniversitedesiniz? Hangi alanlarda çalışıyor, ne tür projeler yürütüyorsunuz?
Yorumlarda kendinizi ve çalışmalarınızı kısaca tanıtırsanız çok mutlu olurum.
Kim bilir, belki bu paylaşım yıllar sonra yeniden buluşmamıza, deneyimlerimizi bir araya getirmemize ve birlikte çok daha büyük projeler geliştirmemize vesile olur.
Yıllar önce ekilen tohumları şimdi birlikte büyütmeye ne dersiniz?
Unutmayalım: Bilgi paylaştıkça çoğalır.
#ODTÜ #ÖYP #BÖTE #TÜBİTAK4005 #TÜBİTAK4009 #AkademikİşBirliği #YapayZekâ #EğitimdeDönüşüm


